sitemiz süreli olarak yayınına ara vermiştir. Bir zaman sonra başka bir alt yapı ile tekrar açılacaktır. İletişim adresimiz; msn/mail ; letaif@live.com 'dur.
AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap
Duyuru
Değerli dostlar,
Sitemizi açtık. Mazimiz kadar temiz bir
sayfa üzerine letâif-i aşere yazdık ve devam ediyoruz.
İnşallah letaif.net yani nam-ı diğer talebe.forumzen.com
o vasat çizgisini hiç aşmadan ömrünü sona erdirecek.

,
 
Desteğini bizden ve birlikteliğimizden hiç esirgememiş,
o vefalı dostlara selam ile,
 
 
Editör
En son konular
» turuncular..
Paz 20 Nis. 2008 - 17:47 tarafından cagri444

» Esmer Hüzün - Mehmet Şamil Baş
Çarş. 16 Nis. 2008 - 15:55 tarafından Nezaketen

» VERA / Şahitlik ve Şehadet Gecesi
Paz 30 Mart 2008 - 17:52 tarafından Hazn

» ADI GÜZEL KENDİ GÜZEL MUHAMMED-Cemalnur SARGUT
Cuma 14 Mart 2008 - 12:52 tarafından uhuvvet

» ''Mutlu Ol! Bu Bir Emirdir...''
Cuma 14 Mart 2008 - 12:31 tarafından uhuvvet

» Münzevi Çığlık - Neşe Yeşilova
Cuma 7 Mart 2008 - 21:50 tarafından mahzen

» sokaklar..
Salı 4 Mart 2008 - 18:04 tarafından mahzen

» morlar..
Salı 4 Mart 2008 - 17:50 tarafından mahzen

» yusuf ile züleyha
Ptsi 3 Mart 2008 - 12:57 tarafından Hazn

» Müzeyyen SENAR--Dalgalandımda duruldum...
Ptsi 3 Mart 2008 - 2:29 tarafından uhuvvet

» Benzemez Kimse Sana
Ptsi 3 Mart 2008 - 2:24 tarafından uhuvvet

» Aziz İstanbul M.Nurettin Selçuk
Ptsi 3 Mart 2008 - 2:17 tarafından uhuvvet

» Bağlanmayacaksın
Ptsi 3 Mart 2008 - 2:01 tarafından uhuvvet

» "Ey İnsan" Kitabı Çıktı - Cemalnur Sargut
Çarş. 27 Şub. 2008 - 15:18 tarafından mahzen

» Korkmaktan yüreğimiz tutulmuş, nasıl kardeş olacağız?
Çarş. 27 Şub. 2008 - 10:00 tarafından uhuvvet

Anahtar-kelime
allah risale ilahi zati beddua zikir cumhuriyet necmi chat hüsrev abi tanıtım nur birlikteliği iletişim bir vidyo ILAHILER ney telçeker namaz söz sözler site gönül rezalet
mahzen
letaif bekliyor /bekleniyor
 
 
Kitap Tavsiyeleri
www.kitapyurdu.com'dan satın al www.kitapyurdu.com'dan satın al www.kitapyurdu.com'dan satın al
Bu Ülkede En Ucuz Şey Düşünce..
Salı 26 Haz. 2007 - 18:56 tarafından Editör
Bu Ülkede En Ucuz Şey Düşünce..


Ancak, sağlı-sollu, dinli-dinsiz hangi internet sitesine girseniz bir okuduğunuz yazıya, bir de yazıların altındaki ‘yorumlar’ kısmına yazılanlara baktığınızda gördüğünüz bir gerçek var: Bir sayfaya bakıp birkaç saniye içinde bakıp okumaktan vazgeçenler kadar ağırlıklı bir yekûnü de, bir sayfaya birkaç saniye içinde bakıp yazıyı ‘anlayanlar’ teşkil ediyor! Asıl vahim olanı da bu! Yazının içeriğini, yazarın ne demek istediğini, hangi cümle ile ne kasdettiğini kavramanız, dakikaları o sayfada geçirmenizi şart kılan bir dikkat gerektiriyor gerçekte. Ama ‘yorum’ namına yazılanlara bakınca görüyorsunuz ki, yazarın ne dediğini ‘okumadan anlayanlar’ da var. Bekleneceği üzere, ‘eksik’ ve daha da kötüsü ‘yanlış’ anlayanlar!

Doğrusu, sağlı-sollu, dinli-dinsiz farketmez, yazıya yorum kısmı da içeren internet sitelerinin yorum kısımlarına göz attığımda, bu ülkenin bugünü ve yarını adına endişeye kapılıyorum.

Endişeye kapılıyorum; çünkü bir yazarın—katılalım, katılmayalım—düşüncesini yazarak ortaya koyduğu emeğe karşı müthiş bir saygısızlık görüyoruz doğru-dürüst okumadan, okusa da anlamadan yazılan ‘yorum’ ve ‘eleştiri’lerde.

Bir yazarın yılların müktesebatına bir de belki günler veya en azından saatler ekleyerek yazdığı bir yazı, birkaç dakikalık bir ‘dikkat mehri’ bile kendisine çok görülerek, harcanıyor, tüketiliyor, yalapşap bir nazarla anlaşılmayan bir cümleden dolayı bir yazıdan öte yazarın da üstü çiziliyor.

Bir yazar, adını gizlemeden, kim olduğunu saklama ihtiyacı hissetmeden, düşüncenin böylesine pahalı olduğu bir ülkede her türlü riski göze alarak düşüncelerini bir yazı bütünlüğünde dile getirirken, birkaç saniye içinde herşeyi anladığını zanneden anlayış fukaraları isimlerini gizleyerek, ‘nickname’ler ve ‘rumuz’lar kullanarak en galiz tabirler, en ağır küfürler, her biri bir ‘suç’ niteliği taşıyan tehditler ile karşısına dikilebiliyorlar.

Bu ülkede, düşünce namusuna sonuna kadar sahip bir aydın, Hrant Dink, onun yazdığını anlamaktan aciz avukat bozuntuları yüzünden mahkeme kapılarına sürüklendi, onun yazdığı yazının gerçekte kimi nasıl eleştirdiğini anlamaktan aciz ideolojik saplantı özürlü yargıçlar tarafından mahkum edildi; ve en kötüsü, anlam bütünlüğüne sahip, grameri de düzgün tek bir cümle kurmaktan bile aciz bir serseri bir delikanlı tarafından ‘kötü şeyler yazıyor’ diye öldürüldü. Hrant Dink’e tetik çeken serseri onun tek bir yazısını baştan sona okumuş muydu, hayatının birkaç dakikasını hayatına kasdettiği bu insanın gerçekten ne demek istediğini anlamaya ayırmış mıydı, hayır! Ama ‘okumadan anlayan,’ dolayısıyla ‘okusa da anlayamayan’ saplantılı dimağların marazi ‘yorum’larıyla Hrant Dink’ten haberdar olduğu için düşünceye kurşun sıkma alçaklığına yeltenebildi. Ogün Samast, örgütlü bir ‘kitlesel refleks’in ‘tetikçi’siydi kısacası...

Yorumlara baktığımda beni endişeye sevkeden de, işte bu.

Bu ülkede en ucuz şey, düşünce.

Bir yazarın gereğinde hayatını ortaya koyduğu, hayatının geri kalanını anlaşılmaz bir (ön)yargı sonucu hapiste geçirmeyi veya aldığı kurşunun tesiriyle bundan böyle kısmî felçli olarak yaşamayı göze aldığı; yahut, gereğinde kimi silahlı kuvvetler, çeteler, derin devlet, sığ medya, sığ CHP, ülkücüler, radikaller, cemaat, şu, bu tarafından üstü çizilme, refüze edilme, marjinalize edilme, andıçlanma, yok sayılma, yok edilme..
her türlü seçeneği bile bile dile getirdiği bir yazı, sırf ‘yazmazsam vicdanen kendimi sorumlu sayarım, yazmazsam kendi kişiliğimle çelişirim, yazmazsam Allah indinde mes’ul olurum, yazmazsam yaşadığım topluma karşı sorumluluğumu yerine getirmemiş olurum’ diyerek yazdığı bir yazı, sadece birkaç saniye ‘seyredilerek,’ okumadan anlaşılıyor ve altına sayfalar dolusu idrak fukarası yorumlar sıralanıyor.

‘Yorum’lara dair bu yorumum, çoklarına, ziyadesiyle sert ve acımasız gelebilir.

Ama bu kanaatim ne sert, ne de acımasız.

Dileyen, meselâ hurriyet, milliyet, habertürk gibi ‘seçkin’ gazetelerin internet sitelerine girip özellikle din, dindarlar, AKP vs. hakkındaki haberlerinin altına yazılan ‘Atatürkçü,’ ‘çağdaş,’ ‘ilerici,’ ‘laik,’ ‘ulusalcı,’ ‘CHP’li,’ ‘MHP’li,’ ‘aydın’ yorumlarına bakabilir. Faşizmin ayak seslerinden daha fazlası vardır o yorumlarda. Fikrini beğenmediği siyasîyi/yazarı/partiyi/toplum kesimini darağaçlarıyla korkutmaya kalkacak kadar alçaklaşmış yüzkarası yorumlar çıkar karşınıza...

Dileyen, haber7.com, 8sutun.com gibi ‘bizden’ sitelere de bakabilir ehl-i din adına sözümona tavır sergileyenlerin ‘yorum’ kalitesini görmek için. Bir 8sutun.com’da bir CHP’li’nin Atatürk ve İnönü algısından farksız bir şekilde Necmettin Erbakan’a tutunan nicelerinin bu ülkenin başbakanına ne kadar iğrenç yakıştırmalarla ‘yorum’ yazdığını görürsünüz.

Fethullah Gülen Hocaefendi hakkında güya din namına yazılan kimi yorumları görünce, yerin dibine girmeye razı olacak derecede utanırsınız. Kur’ân’ın kâfire edilmesini bile reva görmediği hakaretler, iftiralar bir mü’mine nasıl da reva görülebilmektedir!

‘Yorum’lar, elbette bu ülkenin toplamını temsil etmiyor. Yorumların hepsi de bu üslupta, bu şenaette değil. Ama yorum sayfalarına hâkim olan renk, ne yazık ki bu. Seviyesizlik, seviyeyi bastırıyor! Düşüncenin bu kadar değersiz olabilmesi, anlamadan yorum yapmanın bu kadar kolaylıkla ve bu derece cür’etle yapılabilmesi, beni çok ciddi bir şekilde endişelendiriyor.

Metin KARABAŞOĞLU bu yazısında duygularımıza tercüman olmuş..


Yorum: 1 :: Yorumlara bak (Yorum yollamak)
Kimler hatta?
Toplam 0 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 0 Misafir :: 2 Arama motorları

Kayıtlı Kullanıcılar: Yok
Arama motorları :Google, Yahoo!


[ Bütün listeye bak ]

Sitede bugüne kadar en çok 44 kişi Perş. 22 Mart 2007 - 13:01 tarihinde online oldu.
.... ... ... ....